Bayramlık Ağız

bayramlıkağız fermuarlıağız

Bildiğini bilmezler, bilmediğini bilirler. Bilen susar, bilmeyen etrafına zehir saçar. Varsa bir bildiğimiz kendimize saklayalım, şu bayram arifesi ağır sözlerle devam edip huzur kaçırmayalım.

Bulut olur yağmur döker, yağmurun olmadığı yerde ot mu biter. Ben doğruyu konuşur inandıramam. Doğru bildiğimi senin gibilere anlatamam.

Seni anlatmaya söz yeter mi; attığın çamurları temizlemeye su derya olsa yine de yeter mi?

Şimdi sana söz söylersem senden olmuş olurum, atfettiğim bu sözleri en çok da senin lugatında bulurum. Sana söz mü söylenir küfürden başka, eğer etraflıca okur da anlar isen; bu bayramlık ağzım küfürden de fazla.

Okumaya devam et

Beni Bensiz Konuş

dedikodu

“Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde, dikenin itibarı gül sayesinde.” (MCR)

Sana bu itibarı veren insanlara acırım. Seni adam yerine koyup dinleyenlerde kabahat ararım. Ey söz bilmez, laf anlamaz tanıdık; biz de seni adam sandık!

Bıraktığın yaralar duruyor sırtımda. İnsan kendi sırtını saramasa da, iyileşmesi kolay olur yara kabuk bağladığında. Sayende hakkımda bildiğini düşünüp anlattığın yalanları konuşuyorum. Kelimesi sana ait cümlelerin çıkıyor teker teker karşıma. Fark edilmese de inanmış gibi yapıyorum artık bu yalanlara. Kendimi ifade eden kelimeler kurudu dudaklarımda.

“Unutma ki” açtığın yaralar elbet bir gün sarılır, hayatın ritmi zamanla yeniden yakalanır. Geçmiş unutulur, söylenenler unutulur ve böylesi durumlarda unutkanlık en çok senin gibi yüreksiz insanlara yakışır. Zor olmasa gerek; senin gibi yüreksizler böylesi durumlara çabuk alışır. Kim konuşsa ardımdan, ardımda kalır. Konuşuldukça insan kudrete ulaşır.

Bu dünyanın düzeni böyle; kendinde yok, çevresinde yok; adam olmayanın kendiyle ilgili konuşacak malzemesi hiç yok!

Hakkımdaki söylemlerin daha gerçekçi geliyor “senin gibi” olan insanlara. Sana anlattırılan “beni” dinliyorum her konuştuğum insanda. Dedikodulardan yorgun, yorgunluktan durgun oldum son zamanlarda. Ve usandım üzerime attığın çamurların arasında.

Biliyorum bunlarda elbet geçecek, artık zor gelmiyor bunları tecrübe etmek. Dostluk namına kaldıysa aramızda bir muhabbet, bence sen bu dostluğu git başka yerde tüket. Senin gibiler de elbet bir gün unutulur. Sözüne olan itimat sen konuştukça kaybolur; ama itimatla ne işin var? -sana kulak veren dinleyicilerinin itibarı senin kadar bol olur.

Sözüm meclisin içindekilere, meclisin içindeki gevşek bedenlere… Sözüm tanımadan, bilmeden eleştirenlere ve özünde söz olmayan itibarsız yüreklere…