Bayramlık Ağız

bayramlıkağız fermuarlıağız

Bildiğini bilmezler, bilmediğini bilirler. Bilen susar, bilmeyen etrafına zehir saçar. Varsa bir bildiğimiz kendimize saklayalım, şu bayram arifesi ağır sözlerle devam edip huzur kaçırmayalım.

Bulut olur yağmur döker, yağmurun olmadığı yerde ot mu biter. Ben doğruyu konuşur inandıramam. Doğru bildiğimi senin gibilere anlatamam.

Seni anlatmaya söz yeter mi; attığın çamurları temizlemeye su derya olsa yine de yeter mi?

Şimdi sana söz söylersem senden olmuş olurum, atfettiğim bu sözleri en çok da senin lugatında bulurum. Sana söz mü söylenir küfürden başka, eğer etraflıca okur da anlar isen; bu bayramlık ağzım küfürden de fazla.

Okumaya devam et

Bilgili Cahil

bilgilicahil_00

Abbasi devletinde Şeyhülislam olan İmam Ebu Yusuf hazretlerine sorulan bir fetva üzerine; konuyu bilmediğini, gece biraz araştıracağını ve yarın sabah da cevabını bildireceğini söyler. Bunu işiten adam “Yazıklar olsun sana! Yazıklar olsun senin şu giydiğin kıyafetine, biliyorum diye oturuyorsun ya şu makamda, bir de devletten maaş alıyorsun…” diye çıkıştığını işitince; İmam Ebu Yusuf hazretleri de “Doğrusu ben cehaletim için maaş alıyor olsaydım, dünyanın hiçbir hazinesi ona yetmezdi” diye cevap vermiştir.

Okumaya devam et

İlim Bilim Bir de Kendim

onyargi_bias

İnsan neye ilgi duyarsa algısı da o yönde gelişir. Bu yazıyı okumak için bile ilgi duymak, yazılan yazılarda söylenen sözleri algılamak gerek. Derin algı farklıdır. Hiç kimse hiçbir şeyi kendi olarak öğrenmez. Konuşmak bile ilginin sonucu ortaya çıkar. İlimsiz bilim, bilimsiz ilim olmaz. Bir şeyi ilimle, alametleriyle yani sıfatlarıyla bilmek farklıdır; alametlerinden bağımsız, tanıyarak bilmek farklıdır. Yaşayarak bilmek yani hakkiyle bilmek ise bambaşkadır. Böyle durumlarda her bilginin bilinene perde olduğu anlaşılır.

Okumaya devam et