Hain Zebun

hainzebun

Konuş! Konuş ki bilmediğimizi bilelim, bilmediğimiz tek doğruyu senden öğrenelim. Sen ki düşünceden ibaretsin. Mademki kendinden olmayana saygın yok, sen konuş ki ne oluyor ne bitiyor senin düşüncen ile havadisleri öğrenelim. Şu dört tarafı hain sarılı güzel ülkemin hain listesine senin adını da iliştirelim.

Ülkeyi sosyal medyadan ibaret zanneden “hadsiz sosyal soysuz” üç beş kişinin düşüncesizce ve düşmanca yaptığı yorumları gördükçe insanlık sorgulaması yaparım; beşer ile hayvan arasında fark ararım. Sosyal medya kovboylarının düşmanca söylemlerine şaşar, kabahati onda değil onu yetiştiren ailesinde ararım.

Okumaya devam et

Amaç ve Araç

Tüm işletmeler veya örgütler belirlenmiş kurgusal bir amaca hizmet etmek için bir araya gelmiş kişilerin veya birimlerin oluşturdukları kuruluşlardır. Saptanmış belirli bir amacı destekleyen düşüncesel hareketlerin oluşturduğu bu organizasyonlar sadece hizmet ettiği amaç için değil, bu amaca hizmet eden kişilerin de refah, vicdan ve huzur kaynağı olmaktadır.

Bu organizasyonlarda amaca ulaşmak için kullanılan her türlü araç çoğu zaman amacın da önüne geçerek kişinin çevresel özgürlüğünü ve yargısını tekilleştiren, farklı düşünce yapılarına karşı durmasını sağlayan, haksız da olsalar kendi haksızlıklarını savunan, objektif olmaktan yoksun bırakan ve kendilerinden başka tüm düşüncesel organizasyonlara muhalif bir tavır sergilemesine olanak tanıyan bir yapıya bürünür. Kendi  düşüncelerinin dışında kalan tüm düşünceleri yok sayar ve aşağılar.

Okumaya devam et

Haksız E(k)mek

Bu yazdıklarım siyasi değil, insani cümleler. Kirli siyasetin ticareti bozduğu, doğru iş yapanı yıldıran, işini bilmeyenleri onurlandıran cümleler. Yazmamı istediği için yazdığım, yazdıkça karamsarlığa kapıldığım cümleler.

İçindeki manayı ancak gözünde perdesi olmayanlar anlar. Niyeti halis gibi görünen iblis olanlar, menfaat uğruna şerefini ayaklar altına alanlar, dün konuştuğunu bugün unutanlar böyle yazıları anlamaz, üzerine almazlar. Lakin böylelerin yaptıkları da yanlarına kalmaz, kazandıkları kanlı ekmek inşAllah masum çocuklarından çıkmaz…

Emeğin ekmeğinin çalındığı bir hikayedir yazdıklarım. Bir ihale sürecinde bana anlatılanlardır.

Okumaya devam et

Neme Lazım…

FingerReminder

Hepimiz yanlış yapabiliriz, yanlış düşünebiliriz ve yanlış kararlar alabiliriz ama hiç kimse hissiyatları noktasında yanılıyor olamaz.

Bizlerin, hepimizin bildiği gerçekler var. Hepimizin kendi alanıyla ilgili uğraşları var. Yapılan işlerin ise üç türlü yapım şekli var; kişi iş yapar doğru yapar; kişi iş yapar yanlış yapar; bir de kişi iş yapar kendi istediği gibi yapar.

Yanlış ve doğrunun, iyi ve kötünün, güzel ve çirkinin ayrımının kişilerin kendi düşüncesinden çok toplumun gözlemleriyle ayrıştırıldığı günümüzde yıllarca neyin “doğru” yada “yanlış” olduğunun kavgasını sadece yapılan işlerde değil, fikirlerde de yaşadık. “Sen haklısın” cevabını verdiğim nice insanlar oldu; ilgisini kaybetmesin diye bilgisini yücelttiklerim olduğu kadar.

Hak verdikçe hak arayan insanlarla oldum, hakkaniyeti ne bu insanlarda buldum, ne de bu insanlardan hakkaniyet namına bir şey gördüm. Zamansız geçen günlerde kişilerle mücadele etmekten kendi işimi yapamaz oldum, kendi işimden alı konuldum. Zahmetle kazanılan emeklerin karşılığında, merhametle kaybedilen kazançların sahibi oldum.

“Fikrin ne önemi var fiiliyat olmadıktan sonra” dedim, zikrettiğim fikirleri fiiliyata geçirdim. Fikir diye bana satılanları düşünmekten ömrümü tükettim. Düşünceler arasında kendimi kaybettim, bu kadar düşüncenin içinde boğulmakla aslında en büyük hatayı kendime ettim. Fısıltılarla bağırdım düşüncelerimi ve haykırışlarla örttüm tüm sessizliğimi. Düşüncesizlikle suçlandım, aslında en incesini düşündüğümden en büyük zamanı yine ben kaybettim.

Okumaya devam et