Hain Zebun

hainzebun

Konuş! Konuş ki bilmediğimizi bilelim, bilmediğimiz tek doğruyu senden öğrenelim. Sen ki düşünceden ibaretsin. Mademki kendinden olmayana saygın yok, sen konuş ki ne oluyor ne bitiyor senin düşüncen ile havadisleri öğrenelim. Şu dört tarafı hain sarılı güzel ülkemin hain listesine senin adını da iliştirelim.

Ülkeyi sosyal medyadan ibaret zanneden “hadsiz sosyal soysuz” üç beş kişinin düşüncesizce ve düşmanca yaptığı yorumları gördükçe insanlık sorgulaması yaparım; beşer ile hayvan arasında fark ararım. Sosyal medya kovboylarının düşmanca söylemlerine şaşar, kabahati onda değil onu yetiştiren ailesinde ararım.

Okumaya devam et

Kadı’nın Adaleti

organizationchart

Daha önce okuduğum ama son günlerde tekrar okuyunca bir kez daha içerisinden kendime has bazı çıkarımlar yaptığım trajikomik bir fıkra anlatayım.

9. Cumhurbaşkanı Demirel, ülkenin durumu hakkında ne düşündüğünü soran basın mensubuna; “Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun” demiş. Demirel’in anlattığı fıkra şu:
Okumaya devam et

Gözlem

_TurkiyeHAritası_Ters

Yıllar önce, Amerika’da, birkaç Türk arkadaşımla birlikte sınıf arkadaşlarımızın kendi evinin bahçesinde düzenlediği bir pikniğe katıldık. Bir taraftan mangal yapıyor, öte yandan sohbet ediyoruz.

“Araçların direksiyonu sağda mı? Trafik nasıl? Neden domuz yemiyorsunuz? Okyanus var mı?” şeklinde kültürel, dini, siyasi ve spor içerikli birçok hatırlayamadığım soruların da sorulduğu bir ortam oluştu. Belli ki merak ediyorlar, bilmek istiyorlar. Biz birkaç Türk arkadaş aklımızın yettiğince, dilimizin döndüğünce anlatmaya koyulduk, sorulan soruları cevaplamaya çalıştık.

İşin garibi sorulan soru her ne olursa olsun, bizden yaşça büyük ve çok daha önce Amerika’ya gelip yerleşmiş olan bir arkadaşımız bütün cevapları bir çırpıda vermeye çalışırken beni son derece rahatsız eden bir durumla karşılaştım. Verdiği yanıtların neredeyse tamamı benim ülkemin en uç örneklerini yansıtıyordu. Canım ülkemi yerin dibine sokuyordu.

Araya girip de bir şey söylemedim; doğrusu söylemek istemedim. Ama şimdi görüyorum ki anlatmaya çalıştığı birçok hadise aslında içinde yaşarken göremediğim bir durumdu.

Birey yaşadığı toplumu içindeyken fark edemiyor. Birey ve toplum ilişkisini en iyi eleştirebilmek için bireyin yaşadığı toplumun dışına çıkıp dışarıdan bir gözle görmesi gerekir

Nasıl mı görünüyorduk? Haritaya biraz da tersten bakmak için çok çaba harcamaya lüzum yok aslında. Hatırladığım kadarıyla gerçekleşen konuşmaları biraz kendimden de bir şeyler katıp anlatmaya çalışayım;

Okumaya devam et