-Asker var mı?

Tanıdığım tek bir kimse yok ki çocuğu takdir almamış olsun. Ya da eskilerin tabiriyle “karnede asker var mı” yani “kırık not var mı?” sorusuna muhatap tek bir çocuğun endişesini göremedim. Bu zamanda herkesin çocuğu liderlik kürsüsünde ve bu kürsü herkesin olabileceği kolay bir yerde.

Çocuğunu en iyi okullarda, en iyi eğitimlerle yetiştirmeye çalışan “ideal anne-baba” rolüne bürünmüş ebeveynlerin hayal ve çabaları en donanımlı şekilde çocuğunu yetiştirmek. Günümüzde en büyüğü 17 yaşında olan ve Z nesli olarak bilinen gençlerin ve bu kuşağın ardından yeni doğmuş ve alfabenin sonuna gelindiği için herhangi bir harf ile henüz damgalanmamış çocukların uğradığı veya uğrayacağı başarısızlığın tek sebebi “Hezimete Uğramış Ebeveynlik Stratejisi” ve paranın satın almaya çalıştığı velilere yönelik sahte eğitim sistemi uygulamalarıdır.

Her anne ve baba iyi bir evlat yetiştirmek, vatanına milletine faydalı olabilecek donanımı evlatlarına verebilmek için canla başla çabalarlar. Çocuklarının beslenmesinden, eğitimine, sportif aktivitelerinden sosyal çevre seçimine varıncaya kadar tüm yaşamını etkileyecek bilgi ve deneyimleri kazanmaları için büyük emek gösterirler; ancak öğrenmeyi öğretmekte sınıfta kalırlar.

“Sen yeter ki iste” motivasyonuyla çocuklarına bu dünyada ne isterlerse “o” olabileceğini, neyi isterlerse elde edebileceği öğretisini aşılarlar. Çoğu öğrenci, bil hassa özel okulda okuyanlar, derslerinden üstün başarı notuyla geçerler. Hiçbir öğretmen öğrenci velisiyle öğrencisinin durumu hakkında münakaşaya girmek istemez ve öğrencilerinin gelecek eğitim hayatını etkileyecek sınavlarda not ortalamasının düşmesine sebep olmak istemez. Öğrenci not ortalamalarının yüksekliği ile gururlanan ve bunu reklama çeviren özel okullar da öğrencilerinin başarısız olmasını istemez.

Bazı talebeler okullarca düzenlenen yarışmalarda sırf katılım sağladıkları için sonuncu olsalarda madalya ile ödüllendirilir. Onur belgeleri velileri tatmin etmek için dağıtılır. Egosu daha küçük yaşlarda şişirilmeye başlanan bu çocuklar ileriki dönemlerde ne mi olur?

Evvela mezun olan çocuk ilk işine girdiği dakikadan itibaren özel olmadığını anlar. Bu dünyada ne isterse o olamayacağını, neyi isterse onu alamayacağını öğrenir. Şirkette prim almalarını sağlayacak ve gerektiğinde iş verenine konuyla alakalı baskı kurabilecek aileleri de yanında yoktur.

Asıl yıkım başlar! Çocuğun kendine olan güvensizliği artar. Bu durumda en çok zarar görenler çevresindeki insanlar olmaya başlar.

Şimdi kiminle görüşsem mevcut eğitim sistemini eleştirecektir. Bu şartlarla ancak bu kadar olur diyecektir. Biz çocuğumuzu en iyi okullarda okutuyoruz diyecektir.

Gerçek sorunun çözümü çocuğunuzun karnesinde gerçekten de “asker var mı” irdelemesini yapabilmek ve bunu telafi etmek için çaba göstermenizle başlar. En basit denklemi dahi çözemeden matematikten A almak çocuğunuzun yarınlarını tehlikeye atmaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s