Bocuk Gecesi

“Bocuk Gecesi!” ya da diğer adıyla “Golada Gecesi” Hristiyan Ortodokslar tarafından Hz. İsa’nın doğumunun kutlandığı bayramla birlikte ortaya çıkan ve asırlardır devam eden bir balkan geleneğidir. Bu gecede doğum yortusu olarak Hristiyan Ortodokslar domuz pişirdikleri için “bocuk” kelimesi “domuz” olarak da sözlüğümüze girmiştir. Aynı gece bölgede yaşayan Müslümanlar pişirilen domuz kokusunu bastırmak için evlerinde kabak pişirirler.

İlerleyen zamanlarda halk arasında, görünmeyen ama senede bir kez ortaya çıktığına inanılan korkunç bir varlığı ifade etmek için kullanılır. Bu varlık genellikle iri, tüylü ve ansızın ortaya çıkan bir varlık olarak tanımlanır. O yüzden iri insanlara “Bocuk gibi olmuşsun” denir. “Bocuk Domuzu” “Bocuk Kaarsı (Karısı)” bu varlıktan kaynaklı kullanılan tanımlamalardır. Onun ortaya çıkacağı geceye ise “Bocuk Gecesi” denir.

Kasım ayının 61’ini 62’ye bağlayan gece “Bocuk” denilen görünmez varlığın ortaya çıkacağına inanılır. Bu nedenle insanlar bu varlığa yakalanmamaya çalışırlar ve bazı tedbirler alırlar. Bu tedbirler arasında evde kabak pişirerek eve kabak kokusu yaymak, sokağa yalnız çıkmamak veya evde yalnız kalmamak, sokağa yalnız çıkılırsa yanında saz/kamış bitkisinden örülmüş bir ip taşımak vb. tedbirler alırlar. Aksi durumda “Bocuk”un ansızın gelip sırtımıza bineceği, ağırlığı ile bizi ezeceği veya alıp kaçıracağı varsayılır.

Yanında saz/kamıştan örülmüş bir ip taşırsan Bocuğu yakalama şansına sahip olabilirsin. Eğer Bocuğu yakalayacak cesarete sahipsen ve yakaladıktan sonra onu bir şeyin içine kapatırsan sabah o şeyi açtığında Bocuğun altına dönüştüğünü de görebilirsin.

Bocuk eğer insan kılığına bürünmüşse beyaz giyer. Bembeyaz örtüler içinde yüzü ve saçları da beyazlı bir şekilde karşımıza çıkabilir. Ancak insan kılığına pek bürünmez. Genellikle gece ansızın çıkar ve kişiye arkadan sarılarak/sırtına binerek yakalar, alır götürür. Bocuk’un genellikle dış mekanlarda karşımıza çıkması muhtemelken “Bocuk Karısı” ise genellikle ağıllarda görülür.

“Bocuk Gecesi”nde kutlama ya da şölen yoktur, korku vardır. Bu korku ile o gece bir arada olmaya gayret gösteren insanlar vakit geçirmek için seyirlik oyunlar oynar, çerezlik yer, hikayeler anlatır. Bazen birileri insanların bu korkusundan istifade ederek kılık değiştirip onları “Bocuk Geldi” diye korkutmaya çalışır. İyi gözlem yapan kişiler o gece komşularından evde yalnız kalanları tespit ettikten sonra beyazlara bürünüp o komşuların kapısını/camını tıklar. Komşu, kapıyı veya perdeyi açınca gördüğü ilk manzara ile korku yaşar.

Bazı kimseler bocuk gecesinde suya atılan tahtanın sabah su ile birlikte donmuş olarak bulunmasını o evdeki kişilerin o yıl boyunca sağlıklı, sıhhatli, dayanıklı ve güçlü olacağına inanır.

Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Çamlıca (Grabuna) köyünde yaşayan Balkan Türklerinin devam ettirdiği “Bocuk gecesi” geleneği her yıl 6 Ocak’ta festival şeklinde kutlanır. Her ne kadar “Bocuk Gecesi”nde kutlama veya şölen olmasa da; günümüzde “Bocuk gecesi” inancı zayıflamış olduğundan katılımcılar “Bocuk Gecesi” adı altında bölgede bin yıllık geleneği çeşitli etkinlik ve eğlencelerle kutlamaya devam ediyorlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s