Herkes Kendi Yoluna Baksın

herkeskendiyolunabaksın

Ortalama seyir hızları 120 km olan iki araç aynı anda birbirlerine 200 km uzaklıkta olan A ve B şehirlerinden yola çıkarlar. Bu iki araçtan hangisi hedefine daha çabuk varır?

Sorunun kesin cevabının “aynı anda varırlar” olduğunu düşünenlerimiz yolculuğu değil yolu hesap etmişlerdir. Oysa sorunun cevabı; hangi araç geldiği yoldan daha çok keyif almış ise o daha erken varmıştır olacaktır. Nasıl mı?

Daha evvel farklı meclislerde birçok kez birazdan anlatacağım konu hakkında görüş beyan etmiş, hatta bu düşüncemi resmi dilde yetkililere iletmiş olsam da sadece tek bir talebim hariç diğer tüm girişimlerimden herhangi bir sonuç alamadım.

(Tek bir talep ise; şehrin otoban çıkışına “şehir merkezi” istikamet yönergesinin konulmasıydı. Bu sayede şehre gelen turistlerin şehrin ana arterinden şehir merkezine ulaşması, Selimiye camisini görerek şehre yaklaşması ve aydınlatılması çözümlenmiş asfalt yoldan gelmesi düşüncesiyle talep ettiğim tabela dönemin valisi Sn. Hasan Duruer tarafından gerçekleştirildi.)

Yapımı ve uygulaması çok büyük bütçeler gerektirmeyen düşüncem şehrin imajı açısından büyük etkiler yaratabilir. Yaratabilir diyorum çünkü yapılan çalışmalar kolay ölçümlenebilir olmadığından etkisini sayısallaştırmak mümkün de değildir. Konuyu anlatmadan önce şu bilgiyi anlatmam gerekir;

Albert Einstein’ın 1900 yılları başında ortaya çıkardığı İzafiyet Teorisi üzerine kurgulanmış birçok deney teorinin doğrulanmasına olanak sağlamıştır. Ünlü bilim adamının ikizler paradoksuna değinecek değilim ama çıkan sonuç “zaman herkes için aynı hızda ilerlemez”.

2012 yılında Alabama Üniversitesi’nden iki bilim adamı Philip Gable ve Bryan Pool bu teorinin gerçekliği paralelinde benzer bir hipotez kurgulayarak çeşitli deneyler gerçekleştirmişlerdir.

Deneylerden birisinde iki ayrı odada öncesinde zaman kavramına vakıf iki kişiyi iki ayrı odaya koyarlar. Birinci odada bulunan deneğin oda içinde keyifli vakit geçirmesini sağlayacak çeşitli oyunlar varken diğerinde ise hiçbir obje bulunmamaktadır. Birinci odadaki denek bilardo, tilt, atari oyunları oynuyor, dart atıyor, müzik dinliyor ve çeşitli meşgalelerle vakit geçirirken diğeri boş odanın içinde hiçbir şey yapma imkanı olmadan bekliyor. Çıktıklarında ise odada kaç dakika geçtikleri soruluyor. (Benzer deneyi Discovery Tv kanalında MythBusters programında da yaptıklarını hatırlıyorum.)

Başka deneklere aynı sayıda kelimeden oluşan iki ayrı kitap verilir. Birinci deneğe ilgi duymadığı bir konu hakkında ağır terminolojilere sahip bir kitap okutulurken, diğerine ise ilgi duyduğu ve sonu merak edilen bir polisiye roman okutulur. Deney sonunda deneklere kitabı kaç dakikada bitirdikleri sorulur.

Başka bir deneyde ise denekler iki ayrı odada 40 dakikalık bir film izler. Birinci odadaki denek ilgi duyulmayan ve çeşitli şekillerden oluşan anlamsız bir görüntüyü seyrederken, diğeri ise son derece komik ve keyifli bir TV programı seyreder. Deney sonunda deneklere kaç dakikalık film seyrettikleri sorulur.

Başka bir deneyde ise şehir merkezinde her biri birinden güzel bahçelere sahip yerleşim alanlarının sokaklarında, diğeri ise çorak topraklarda bir saat boyunca yürüyüş yapması istenir. Deney sonunda deneklere kaç dakika yürüyüş yaptıkları sorulur.

Tüm deneylerde içinde bulunduğu ortamdan keyif alan ve hoş vakit geçiren denek diğerine göre zaman tahmini noktasında %40’a varan farklı zaman tahmininde bulunur.

Şimdi konumuza dönelim.

İçinde bulunduğunuz ortamdan keyif aldığınızda zamanın nasıl çar çabuk akıp geçtiğini anlamazken hiçbir şey yapmaksızın sabit ve eylemsiz kalmanız durumunda ise saniyeler dakika gibi gelmeye ve sizi sıkmaya başlar.

Edirne – İstanbul otoyolunu sürekli kullandığımdan olsa gerek benzetme söylemlerimde çoğu kez “Sen o trafikte Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçinceye kadar ben Edirne’ye varmış oluyorum!” şeklinde ifadeler kullandığım durumlar oldu.

İstanbul’dan Edirne’ye Tem (E80) üzerinden sürekli seyahat edenler bilir. Avrupa serbest bölgesine geldiğinizde yolu yarıladığınızı, Lüleburgaz termik santraline geldiğinizde ise Edirne’ye yaklaştığınızı bilirsiniz. Yolda da her 50 km’de bir akaryakıt istasyonu olduğunu bilirsiniz. Bu imgelerle ilerlediğinizi hissedersiniz.

Bahsettiğim konuya benzer uygulamayı Hindistan’da komik yol tabelaları ile gerçekleştiren Border Road Organizations (BRO) bu sayede adını tüm dünyaya duyurmuştur. Yol uyarı tabelalarının şehre gelen misafirlerin yol boyunca bir sonraki tabelayı merak etmesini sağlayacak şekilde imal edildiği bölgede uzun ve tehlikeli yol keyifli bir yolculuğa dönüştürülüyor.

Hindistan BRO - Komik ve Eğlenceli Yol Tabelaları,

Hindistan BRO – Komik ve Eğlenceli Yol Tabelaları

Burada anlatmak istediğim konu sadece yol değil; yolun keyifli hale dönüştürülerek eziyet algısından çıkartılması ve turizm alanında lojistik ağların gelişimi ile turizmin dolaylı geliştirilmesidir. Yoldan ziyade yolculukların düzenlenmesidir.

Bu bağlamda Edirne İstanbul yolu arasının daha eğlenceli hale gelmesi için bütçesi düşük ama etkisi büyük bir takım çalışmaların yapılması gerekliliğine inanıyorum. Bu çalışma kapsamında yol boyunca şehir tanıtımlarını konu alan büyük tabelalar, çeşitli bölgelerde farklılaştırılmış yeşil alan ve ağaçlandırma çalışmaları, imkan dahilinde orta veya büyük bütçeli sayılabilecek bir takım şehir simgelerinin yerleşimleri ve daha farklı uygulamalar gerçekleştirilerek yolun izlenebilir hale dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Böylece yolculukların eziyetten çıkmasına az da olsa yardımcı olunabilir ve turizmin en önemli unsurlarından birisi olan lojistik kısmı az da olsa törpülenmiş olur.

 

BONUS:

Hazır muhabbet tenha otoban yolundan yana ilerlemişken bir de küçük tavsiye sunmak isterim. Tenha otoban yollarında üst geçitlerin üzerinde insan gördüğünüzde hızınızı düşürün ve aracınızı üst geçide yaklaştığınız anda ani şerit değiştirerek insanların izdüşümünden uzak tarafına geçin. Üst geçitlerden misinaya bağlı ağır bir taşı üst geçitten aşağıya sarkıtan kişiler ön camınızın kırılmasını sağlıyor, şanslıysanız camınız çatlar ama değilseniz patlar. Camı patlayan araç sürücüsü o telaşla aracını emniyetli olmayan emniyet şeridine çekiyor. Köprüden taş sallandıran yol eşkıyalarının işbirlikçileri ise sizin yaklaşık nerede duracağınızı bildiğinden sizi bekliyor olacaklar. Böyle bir durumla karşılaştığınızda panik yapmadan aracınızı olay mahallinden oldukça uzak bir bölgeye kadar dikkatlice sürmeye çalışın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s