Bayramlık Ağız

bayramlıkağız fermuarlıağız

Bildiğini bilmezler, bilmediğini bilirler. Bilen susar, bilmeyen etrafına zehir saçar. Varsa bir bildiğimiz kendimize saklayalım, şu bayram arifesi ağır sözlerle devam edip huzur kaçırmayalım.

Bulut olur yağmur döker, yağmurun olmadığı yerde ot mu biter. Ben doğruyu konuşur inandıramam. Doğru bildiğimi senin gibilere anlatamam.

Seni anlatmaya söz yeter mi; attığın çamurları temizlemeye su derya olsa yine de yeter mi?

Şimdi sana söz söylersem senden olmuş olurum, atfettiğim bu sözleri en çok da senin lugatında bulurum. Sana söz mü söylenir küfürden başka, eğer etraflıca okur da anlar isen; bu bayramlık ağzım küfürden de fazla.

Nedir bu kendine atfedip durduğun? Ne diye böbürlenirsin? Durumdan vazife çıkarır kendini mi tatmin edersin? Şeytana mihmandarlık yapmaksa amacın, böylesi bir gayeyi ancak sen başarırsın.

İlim konuşsa da ağzın, zalimliktir senin bu yaptığın. İlmin cehaleti sen olsa gerek, söz söylemek için irfan gerek. İrfandan yoksun bir zavallısın. Yalan sözlerle itibar kazanır, senin gibileri yalanına inandırırsın sonra da kendini bir dev sanırsın.

İnandığın batılı gerçeklemek için türlü dedikodular üretirsin. Her söylediğin söz birilerinin yaşantısıyken sen hangi yaşantıyı kendine seçersin?

Başkasının işini gücünü, kendi işin gücün belleyip başkalarına anlatmandaki çaba ne ola ki? Nedir senin dilini bunca kez döndürmene sebep olan. Varsa bir bildiğin kendine bil, öncesinde kendini, sonrasında haddini bil.

Kimsin, nesin neyin fesisin? Sen kimsin ki yol gösterir, yolun doğrusunu tarif edersin. Sen kendi yolunu yürüdün mü ki ona bana yol gösterirsin? Bir ışık var ise otur kendini aydınlat yahut kendi yoluna tut ki yolun aydınlansın. Ne diye başkalarının yolu ile uğraşırsın ki! Yılandan eğri omurgan var, otur kendini düzelt eğrilikse aradığın.

Kendini gülden yüce zannedersin, oysa gül dalında körpe bir dikensin. Sana “diken” der dikeni küçümserim, dikenin marifetini görmezden gelirim.

Dikenin görevidir batmak, dalında biten gülü etraftan korumak. Zannetme ki diken battı diye gülü sevmekten vaz geçerim.

Yetinmem! Seni dinleyene de kabahat bulur, sana söylediklerimi kalkar onlara da söylerim. Yoluma taş koyanda her daim söverim.

Ne der Mevlana hazretleri; “Kim demiş, gül yaşar dikenin himayesinde. Dikenin itibarı, ancak gül sayesinde.”

Vesselam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s